verb

chose

seçti

She chose the red dress.

Kırmızı elbiseyi seçti.

They chose to go by train.

Trenle gitmeyi seçtiler.

He was chosen as team captain.

Takım kaptanı olarak seçildi.

((birini/bir şeyi)) birini/bir şeyi seçmek I chose the blue car.

((mastar)) bir şey yapmayı seçmek We chose to stay at home.

((birini/bir şeyi)) ((olarak)) birini/bir şeyi bir şey olarak seçmek They chose her as their leader.

Eş anlamlılar: selected, picked, opted for

Eski İngilizce 'ceosan' kelimesinden. Ünlü sesi zamanla değişti.

Fiil biçimlerini hatırlayın: choose (şimdiki zaman) - chose (geçmiş zaman) - chosen (geçmiş zaman ortacı).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.