adjective

chronic

kronik, müzmin

He suffers from chronic back pain.

Kronik sırt ağrısından muzdarip.

There is a chronic shortage of housing in the city.

Şehirde kronik bir konut sıkıntısı var.

((sıfat)) + ((isim)) uzun süredir devam eden He suffers from chronic back pain.

Eş anlamlılar: persistent, long-term; Zıt anlamlılar: acute, temporary

Yunanca 'zaman' anlamına gelen 'khronos' kelimesinden gelir.

'Kronoloji' (zaman dizini) kelimesini düşünün. 'Kronik' sorunlar uzun 'zaman' sürer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.