verb

churn

çalkalamak, altüst olmak, kaybetmek (müşteri)

She churned the cream to make butter.

Tereyağı yapmak için kremayı çalkaladı.

My stomach was churning with nerves.

Midem sinirden altüst oluyordu.

Many customers churn each month.

Her ay birçok müşteri ayrılıyor.

((sth.)) (bir şeyi) çalkalamak Tereyağı yapmak için kremayı çalkaladı.

((nesne yok)) (müşteriler için) ayrılmak Her ay birçok müşteri ayrılıyor.

Synonyms: çalkalamak, karıştırmak, altüst olmak

Eski İngilizce'de 'cyrin' (yayık) kelimesinden gelir.

Müşterilerin bir hizmeti birer birer terk etmesi gibi, sürekli dönen bir tereyağı yayığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.