verb

circumscribe

sınırlamak, çevresini çizmek, kısıtlamak

The king's power was circumscribed by the new laws.

Kralın gücü yeni yasalarla sınırlandırıldı.

He circumscribed a circle on the map.

Haritada bir daire çizdi.

((sth.)) (bir şeyi) sınırlamak The king's power was circumscribed by the new laws.

Eş anlamlılar: restrict, limit, confine; Zıt anlamlılar: expand, liberate

Latince 'circum' (etrafında) + 'scribere' (yazmak) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamı 'etrafına yazmak'.

Bir şeyi kısıtlamak için etrafına bir 'çember' (circum) çizip sınırlarını 'yazdığınızı' (scribe) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.