verb

circumvent

atlatmak, etrafından dolaşmak, kaçınmak

They tried to circumvent the rules.

Kuralların etrafından dolaşmaya çalıştılar.

We had to circumvent the city centre to avoid traffic.

Trafikten kaçınmak için şehir merkezini atlatmak zorunda kaldık.

((bir şeyi)) atlatmak Kuralların etrafından dolaşmaya çalıştılar.

Eş anlamlılar: bypass, get around, evade, sidestep

Latince 'circum' (etrafında) + 'venire' (gelmek) kelimelerinden gelir. Bir şeyin 'etrafından gelmek', yani ondan kaçınmak.

Bir sorunun veya engelin içinden geçmek yerine etrafından ('circum-') geldiğinizi ('venire') hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.