verb

cite

alıntı yapmak, bahsetmek, celp etmek, takdir etmek

He cited a famous poet in his speech.

Konuşmasında ünlü bir şairden alıntı yaptı.

She was cited for her bravery.

Cesaretinden dolayı takdir edildi.

The driver was cited for speeding.

Sürücüye hız yapmaktan ceza kesildi.

((sth.)) (bir şeyden) alıntı yapmak. He cited a famous poet in his speech.

((sb.)) ((for sth.)) (bir şey için) (birini) takdir etmek. She was cited for her bravery.

Eş anlamlılar: quote (alıntı yapmak), mention (bahsetmek), reference (referans göstermek), name (adını vermek)

Latince 'harekete geçirmek, çağırmak' anlamına gelen 'citare' kelimesinden gelir, bu da 'ciere' (hareket etmek) fiilinin sık kullanılan halidir.

Bir mahkeme davasında kanıtları 'cite' (delil göstermek) ettiğinizi düşünün; argümanınızı desteklemek için gerçekleri çağırıyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.