noun

citizen

vatandaş, yurttaş

She is a British citizen.

O bir İngiliz vatandaşıdır.

He is a good citizen of his community.

Toplumunun iyi bir vatandaşıdır.

((isim)) bir ülkenin yasal olarak tanınan kişisi. She is a British citizen.

Eş anlamlılar: national (uyruk), subject (tebaa), resident (sakin), inhabitant (oturan)

Eski Fransızca 'citeien' kelimesinden gelir, bu da 'cité' (şehir) kelimesinin bir türevidir. Aslen bir şehrin sakini anlamına geliyordu.

'Citizen' kelimesinin içindeki 'city' (şehir) kelimesine dikkat edin. Bir vatandaş aslen bir şehrin sakiniydi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.