adjective

adolescent

ergenlik çağındaki, gençlik

He is going through an adolescent phase.

Ergenlik döneminden geçiyor.

The book is about the problems of an adolescent.

Kitap bir ergenin sorunları hakkında.

((sıfat olarak)) ergenliğe ilişkin He has two adolescent children.

((isim olarak)) ergen He is a typical adolescent.

Eş anlamlılar: teenage, youthful; Zıt anlamlılar: infantile, adult

Latince 'büyümek' anlamına gelen 'adolescere' kelimesinden gelir. 'Alere' kökü 'beslemek' anlamına gelir.

'Yetişkin dersleri' (adult lessons) gibi düşünün – yetişkin olmayı öğrenme dönemi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.