clamp
Çeviri
sıkıştırmak, kenetlemek
Örnekler
Clamp the two pieces of wood together.
İki tahta parçasını birbirine kenetle.
He clamped his hand on my shoulder.
Elini omzuma bastırdı.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) ((birlikte/bir şeye)) (bir şeyi) kelepçeyle sıkıştırmak Clamp the two pieces of wood together.
((bir şeyi)) ((bir şeyin üzerine/etrafına)) (bir şeyi) sıkıca tutmak He clamped his hand on my shoulder.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: bağlamak, sabitlemek, güvenceye almak, kavramak; Zıt anlamlılar: bırakmak, gevşetmek
Etimoloji
Orta Felemenkçe'de 'kanca' anlamına gelen 'klampe' kelimesinden gelir ve 'tırmanmak' anlamına gelen 'climb' ile ilişkilidir.
Hafıza İpuçları
Bir yengecin 'kıskaç' benzeri pençesinin bir şeyi sıkıca kavradığını düşünün.