adjective

classic

klasik, tipik, klasik eser

This is a classic British car.

Bu klasik bir İngiliz arabası.

That's a classic mistake to make.

Bu, yapılacak klasik bir hata.

This book is a true classic.

Bu kitap gerçek bir klasik.

a classic ((noun)) klasik bir ((isim)) That's a classic mistake to make.

((noun)) is a classic ((isim)) bir klasiktir This book is a true classic.

Synonyms: timeless, definitive, typical; Antonyms: modern, unconventional

Latince 'classicus', 'en yüksek vatandaş sınıfına ait' kelimesinden gelir ve 'class' ile ilgilidir.

Yüksek kalitesi ve zamansız çekiciliği nedeniyle kendi 'sınıfında' olan bir şeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.