adjective

clear

açık, net, berrak, temiz

The instructions are clear.

Talimatlar açık.

The water in the lake is clear.

Göldeki su berrak.

It was a clear, sunny day.

Açık, güneşli bir gündü.

be + ((clear)) açık olmak Talimatlar açık.

((clear)) + isim açık bir ... Açık bir gündü.

it is ((clear)) that ... ... olduğu açık Şimdi harekete geçmemiz gerektiği açık.

Eş anlamlılar: obvious, transparent, distinct; Zıt anlamlılar: unclear, vague, cloudy

Latince 'parlak, açık' anlamına gelen 'clarus' kelimesinden gelir.

Her şeyin kolayca görülebildiği, bulutsuz 'açık' bir gökyüzü düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.