adjective

clever

zeki, akıllı, kurnaz, becerikli

She is a very clever student.

O çok zeki bir öğrenci.

That was a clever idea.

Bu zekice bir fikirdi.

He's clever with his hands.

Ellerini kullanmada beceriklidir.

((sb.)) zekidir (biri) zekidir O çok zeki bir öğrenci.

((sth./-ing) konusunda) becerikli olmak (bir şeyde) iyi olmak Bulmaca çözmede beceriklidir.

((sth.) ile) becerikli olmak (bir şeyle) becerikli olmak Ellerini kullanmada beceriklidir.

Eş anlamlılar: smart, intelligent, bright; Zıt anlamlılar: stupid, foolish

Muhtemelen Eski İngilizce'de 'pençe' veya 'el' anlamına gelen bir kelimeden türemiştir, zihinsel olarak 'çabuk kavrama'yı ima eder.

Kıvrak zekası ve aklıyla bilinen 'clever' bir tilki hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.