verb

click

tıklamak, tıkırdamak, iyi anlaşmak, jeton düşmek

Click on the icon to open the file.

Dosyayı açmak için simgeye tıklayın.

The door clicked shut behind me.

Kapı arkamdan tık diye kapandı.

The two of them clicked immediately.

İkisi hemen iyi anlaştı.

Suddenly, everything clicked into place.

Aniden her şey yerine oturdu.

((bir şeye)) tıklamak bir bilgisayar faresindeki bir düğmeye basmak Devam etmek için bağlantıya tıklayın.

((biriyle)) iyi anlaşmak (biriyle) çabucak arkadaş olmak Yeni iş arkadaşlarımla gerçekten iyi anlaştım.

Eş anlamlılar: tap, press

Yansıma sözcük, kısa ve keskin bir sesi taklit eder.

Bir bilgisayar faresinin çıkardığı sesi hayal edin: 'tık'. Bu, birincil anlamıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.