verb

climb

tırmanmak, yükselmek, çıkmak

We climbed the mountain yesterday.

Dün dağa tırmandık.

The plane climbed to 30,000 feet.

Uçak 30.000 fite yükseldi.

Prices have climbed sharply this year.

Fiyatlar bu yıl keskin bir şekilde yükseldi.

((sth.)) (...a) tırmanmak We climbed the highest mountain.

((up/down sth.)) (...dan) yukarı/aşağı tırmanmak He climbed up the ladder.

Eş anlamlılar: yükselmek, çıkmak; Zıt anlamlılar: inmek, düşmek

Eski İngilizce'de 'yapışmak' anlamına gelen 'clam' ile ilişkili olan 'climban' kelimesinden gelir.

Bir ağaca veya dağa 'tırmanmak' (climb) için 'uzuvlarınızı' (limbs) kullandığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.