verb

clog

tıkamak, tıkanmak, engellemek

Hair clogged the drain.

Saç gideri tıkadı.

The traffic clogged the streets.

Trafik sokakları tıkadı.

((bir şeyi)) (bir şeyle) tıkamak Lavabo yemekle tıkanmıştı.

((bir şeyi)) up (bir şeyi) tamamen tıkamak Boru tamamen tıkalı.

Synonyms: block (bloke etmek), obstruct (engellemek), jam (sıkışmak); Antonyms: unclog (tıklanıklığı açmak), clear (temizlemek)

Orta İngilizce'de hareketi engellemek için kullanılan 'clogge' (bir tahta blok) kelimesinden gelmektedir.

Bir boruyu 'tıkayan' (c-logging) bir 'kütük' (log) hayal edin. Bu görsel, 'tıkamak' anlamını hatırlamanıza yardımcı olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.