adjective

closed

kapalı, bitmiş

The shop is closed on Sundays.

Dükkan pazar günleri kapalıdır.

The case is now closed.

Dava artık kapandı.

He has a very closed mind.

Çok kapalı bir zihni var.

((be)) closed kapalı olmak The door is closed.

((be)) closed ((to sth.)) (bir şeye) kapalı olmak She is closed to new ideas.

Eş anlamlılar: shut, sealed, finished; Zıt anlamlılar: open, receptive

Latince 'claudere' (kapatmak) kelimesinden gelen 'to close' fiilinden türemiştir. '-ed' eki geçmiş zaman ortacını veya sıfat durumunu belirtir.

Bir kapının üzerinde 'CLOSED' (KAPALI) yazan bir tabela hayal edin. Bu, 'açık olmayan' anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.