noun

closure

kapanma, kapatma, sona erme

The road closure caused traffic jams.

Yolun kapanması trafik sıkışıklığına neden oldu.

The factory closure left many people unemployed.

Fabrikanın kapanması birçok insanı işsiz bıraktı.

He needed closure after the relationship ended.

İlişki bittikten sonra bir sonuca varmaya ihtiyacı vardı.

((sth.)) closure bir şeyin kapanması Köprünün kapanması bir hafta sürecek.

((to get/find/need closure)) bir sonuca varmak/ihtiyaç duymak Geçmişiyle ilgili bir sonuca varmaya ihtiyacı vardı.

Eş anlamlılar: kapanma, son, sonuç, çözüm

Latince 'clausura' (kilit, kale) kelimesinden, o da 'claudere' (kapatmak) fiilinden gelir. '-ure' eki bir eylem veya sonuç belirtir.

Bir 'closure' (kapanma) bir şeyi 'sona' (close) erdirir. Fiziksel (yolun kapanması) veya duygusal (bir sonuca ihtiyaç duymak) olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.