adjective

clustered

kümelenmiş, toplanmış

The clustered houses formed a small village.

Kümelenmiş evler küçük bir köy oluşturuyordu.

We saw a clustered group of stars in the sky.

Gökyüzünde kümelenmiş bir yıldız grubu gördük.

((clustered)) + isim bir araya toplanmış şeyleri tanımlamak için The clustered houses looked charming.

Eş Anlamlılar: gruplanmış, toplanmış, demetlenmiş; Zıt Anlamlılar: dağınık, yayılmış

Birbirine yakın konumlanmış benzer şeylerden oluşan bir grup anlamına gelen 'cluster' (küme) isim/fiilinden gelir.

Bir salkım üzüm ('cluster') hayal edin; 'clustered' bunun gibi bir araya toplanmış şeyleri tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.