noun

cobbler

ayakkabı tamircisi, meyveli tart

I took my worn boots to the cobbler.

Eskimiş çizmelerimi ayakkabı tamircisine götürdüm.

We had a delicious apple cobbler for dessert.

Tatlı olarak lezzetli bir elmalı tart yedik.

((isim olarak)) ayakkabı tamir eden kişi The cobbler fixed my heel.

((isim olarak)) bir tür meyveli tatlı She baked a peach cobbler.

Eş anlamlılar (ayakkabı tamircisi): shoemaker, bootmaker

Bir araya getirmek veya onarmak anlamına gelen 'to cobble' fiilinden gelir.

Bir 'cobbler' (ayakkabı tamircisi) ayakkabıları 'cobbles' (onarmak). Tatlı için, meyvenin üzerinde 'pürüzlü' veya kaba görünümlü bir kabuk hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.