verb

coexist

bir arada var olmak, birlikte yaşamak

Different cultures can coexist peacefully.

Farklı kültürler barış içinde bir arada var olabilir.

Two different species coexist in this habitat.

Bu habitatta iki farklı tür bir arada yaşar.

((sb./sth.)) bir arada var olmak Farklı kültürler barış içinde bir arada var olabilir.

((sb./sth.)) with ((sb./sth.)) (...ile) bir arada var olmak Onların komşularıyla bir arada yaşaması zor.

Eş anlamlılar: birlikte yaşamak, uyum içinde yaşamak; Zıt anlamlılar: çatışmak, anlaşamamak

'co-' (birlikte) + 'exist' (var olmak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte var olmak'.

Kelimelere ayırın: 'co-' (birlikte) + 'exist' (var olmak). 'Birlikte var olmak' olarak hatırlamak kolaydır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.