noun

coexistence

bir arada var olma, birlikte yaşama

They are learning about peaceful coexistence.

Barış içinde bir arada yaşamayı öğreniyorlar.

The coexistence of these two species is remarkable.

Bu iki türün bir arada yaşaması dikkat çekicidir.

((uncountable)) bir arada var olma Barış içinde bir arada yaşamayı öğreniyorlar.

coexistence of ((sb./sth.)) and ((sb./sth.)) (... ve ...'nın) bir arada var olması Bu iki türün bir arada yaşaması dikkat çekicidir.

Eş anlamlılar: uyum, barış; Zıt anlamlılar: çatışma, anlaşmazlık

'co-' (birlikte) + 'existence' (varoluş) kelimelerinden oluşur. Birlikte var olma durumu.

Bu, 'coexist' fiilinin isim halidir. Eğer bir şeyler 'coexist' ediyorsa, 'coexistence' durumundadırlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.