noun

coin

madeni para, icat etmek (kelime), para basmak

I found a rare coin on the street.

Sokakta nadir bir madeni para buldum.

She coined the phrase 'user-friendly'.

O, 'kullanıcı dostu' ifadesini icat etti.

a piece of metal money bir metal para parçası I have a one-pound coin.

((sth.)) yeni bir kelime veya ifade icat etmek 'Siber uzay' terimini o icat etti.

İsim: currency, change; Fiil: invent, create, mint

Eski Fransızca 'coing' (kama, damga) kelimesinden, o da Latince 'cuneus' (kama) kelimesinden. Bağlantı, metali damgalamak için kullanılan kama şeklindeki kalıptır.

Bir makinenin metal bir paranın üzerine yeni bir kelime bastığını hayal edin. Bu, her iki anlamı da birleştirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.