verb

advance

ilerlemek, gelişmek, terfi etmek, avans vermek

The army advanced on the city.

Ordu şehre doğru ilerledi.

Our knowledge of the world has advanced.

Dünya hakkındaki bilgimiz gelişti.

Can you advance me some money?

Bana biraz para avans verebilir misin?

((on/towards sth.)) bir yere doğru ilerlemek The army advanced on the city.

((nesnesiz)) gelişmek Our knowledge of the world has advanced.

((sb.)) ((sth.)) birine avans vermek Can you advance me some money?

Eş anlamlılar: progress (ilerlemek), proceed (devam etmek); Zıt anlamlılar: retreat (geri çekilmek), recede (çekilmek)

Eski Fransızca 'önce' anlamına gelen 'avant' kelimesinden türeyen 'avancier'den gelir. Esasen 'öne doğru hareket etmek' demektir.

Ordunun öncü birliği gibi 'ad-' (yönelme) + 'van' (ön) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.