noun

collision

çarpışma, çatışma

There was a serious collision on the motorway.

Otoyolda ciddi bir çarpışma oldu.

The film shows a collision of two different cultures.

Film, iki farklı kültürün çatışmasını gösteriyor.

((a/the)) collision ((between A and B)) (A ile B arasında) bir çarpışma There was a collision between two cars.

((a/the)) collision ((of sth.)) (...nın) çatışması The book describes the collision of old and new ideas.

crash, impact, clash

Latince 'birlikte çarpmak' anlamına gelen 'collidere' kelimesinden, 'com-' (birlikte) + 'laedere' (çarpmak).

İki şeyin 'çarpıştığını' (collide) düşünün. '-sion' eki genellikle bir eylem veya sonuç ismi belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.