adjective

advanced

ileri düzey, gelişmiş, modern

This is an advanced English course.

Bu, ileri düzey bir İngilizce kursudur.

They use advanced technology.

Gelişmiş teknoloji kullanıyorlar.

((isimden önce sıfat olarak)) ileri düzey This is an advanced English course.

Eş anlamlılar: progressive (ilerici), sophisticated (gelişmiş); Zıt anlamlılar: basic (temel), elementary (başlangıç)

'to advance' (ilerlemek) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. İleriye taşınmış veya ilerlemiş bir şeyi tanımlar.

Başlangıç seviyesini 'geçmiş' (advanced) biri, 'ileri düzeydedir' (advanced).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.