noun

combination

kombinasyon, birleşim, karışım

The combination of flavours was unusual.

Tatların kombinasyonu alışılmadıktı.

He forgot the combination to the safe.

Kasanın şifresini unuttu.

A combination of factors led to the problem.

Faktörlerin birleşimi soruna yol açtı.

a combination of ((sth.)) (bir şeyin) kombinasyonu The film was a combination of comedy and drama.

in combination with ((sth.)) (bir şey) ile birlikte This medicine works well in combination with rest.

Eş anlamlılar: mixture, blend, union; Zıt anlamlılar: separation, division

Latince 'combinare' (ikişer ikişer birleştirmek) kelimesinden, 'com-' (birlikte) ve 'bini' (ikişer) köklerinden gelir.

Açmak için doğru rakam kombinasyonuna ihtiyaç duyan bir 'şifreli kilidi' (combination lock) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.