adjective

combustible

yanıcı, alev alabilir, tutuşabilir

Wood and paper are combustible materials.

Ahşap ve kağıt yanıcı maddelerdir.

He has a very combustible temper.

Çok parlayıcı bir mizacı var.

a combustible ((noun)) yanıcı bir (isim) Petrol is a highly combustible substance.

Eş anlamlılar: flammable, inflammable, incendiary; Zıt anlamlılar: non-combustible, fireproof

Latince 'comburere' (yakıp kül etmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'combustus' kelimesinden, 'com-' (yoğunluk öneki) + 'urere' (yanmak) köklerinden gelir.

'Combust' (yanmak) + '-ible' (yapılabilir) olarak düşünün. Yani, 'yanabilir'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.