adjective

common

ortak, yaygın, olağan, sıradan

We share a common interest in music.

Müzik konusunda ortak bir ilgimiz var.

It's a common mistake to make.

Bu sık yapılan bir hatadır.

Foxes are a common sight in this area.

Tilkiler bu bölgede sık görülen bir manzaradır.

((yaygın bir sth.)) sık görülen veya sıradan bir (sth.) It's a common mistake.

((sb./sth. için ortak)) (sb./sth.) tarafından paylaşılan This problem is common to all schools.

Synonyms: olağan, sıradan, sık; Antonyms: nadir, sıra dışı, yaygın olmayan

Latince 'herkes veya çoğu kişi tarafından paylaşılan' anlamına gelen 'communis' kelimesinden gelir; 'com-' (birlikte) ve 'munis' (görevler, hizmetler) kelimelerinden oluşur.

Herkesin 'ortak' kullandığı bir alanı düşünün. 'Ortak' kelimesi bu paylaşım anlamını yakalar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.