adjective

compact

derli toplu, küçük, sıkı, pudriyer

This is a very compact camera.

Bu çok kompakt bir fotoğraf makinesi.

She took a compact from her handbag.

El çantasından bir pudriyer çıkardı.

((bir)) compact ((isim)) kompakt, küçük This is a compact car.

Eş anlamlılar: küçük, yoğun, öz; Zıt anlamlılar: büyük, geniş

Latince 'com-' (birlikte) + 'pangere' (sabitlemek) kelimelerinden gelir. Bir şeylerin sıkıca bir araya getirildiği fikrini taşır.

'Compact Disc' (CD) düşünün - küçük bir alana sıkıştırılmış çok fazla bilgi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.