adjective

comparative

karşılaştırmalı, göreceli, nispi

She did a comparative study of different countries.

Farklı ülkeler üzerine karşılaştırmalı bir çalışma yaptı.

They live in comparative comfort now.

Şimdi nispeten rahat bir şekilde yaşıyorlar.

'Better' is the comparative form of 'good'.

'Better', 'good' kelimesinin karşılaştırma biçimidir.

comparative ((noun)) karşılaştırmalı She did a comparative study of different countries.

comparative ((noun)) nispi, göreceli They live in comparative comfort now.

Synonyms: relative, respective

Latince 'comparativus' kelimesinden, 'comparare' (karşılaştırmak) fiilinden gelir. '-ive' eki bir nitelik veya eğilim belirtir.

'Compare' (karşılaştırma) eylemiyle ilgilidir. Bir şeyleri karşılaştıran 'karşılaştırmalı bir çalışma' (comparative study) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.