verb

compel

zorlamak, mecbur etmek

The law will compel companies to publish their results.

Yasa, şirketleri sonuçlarını yayınlamaya zorlayacak.

He felt compelled to respond to the accusation.

Suçlamaya cevap vermek zorunda hissetti.

((sb.)) ((to-inf)) (birini) (bir şey) yapmaya zorlamak The law will compel companies to publish their results.

Synonyms: zorlamak, mecbur bırakmak; Antonyms: ikna etmek, izin vermek

Latince 'com-' (birlikte) + 'pellere' (sürmek, itmek). Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte sürmek'.

Yapmak istemeyebileceğiniz bir şeyi yapmaya 'itildiğinizi' veya 'sürüklendiğinizi' ('pellere'den) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.