adjective

compelling

ikna edici, sürükleyici, zorlayıcı

It was a compelling argument.

İkna edici bir argümandı.

The novel was so compelling I couldn't put it down.

Roman o kadar sürükleyiciydi ki elimden bırakamadım.

((ikna edici bir sth.)) ikna edici/büyüleyici (bir şey) It was a compelling argument.

Eş anlamlılar: ikna edici, inandırıcı, büyüleyici; Zıt anlamlılar: inandırıcı olmayan

Latince 'com-' (birlikte) + 'pellere' (sürmek) kelimelerinden gelir. Güçlü bir hissi veya inancı 'birlikte sürmek' anlamına gelir.

Sizi o kadar çok içine çektiği için okumaya devam etmeye 'zorlayan' (compels) bir hikaye düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.