noun

adversary

rakip, düşman, muhalif

He faced his old adversary in the final match.

Final maçında eski rakibiyle karşılaştı.

The two politicians were long-time adversaries.

İki politikacı uzun süredir rakipti.

((sb.'s)) adversary ((birinin)) rakibi He faced his old adversary in the final match.

Eş anlamlılar: opponent, rival, foe; Zıt anlamlılar: ally, friend, supporter

Latince 'karşı dönmüş' anlamına gelen 'adversus' kelimesinden gelir. 'ad-' (yönelik, karşı) + 'vertere' (dönmek).

'Karşı' anlamına gelen 'versus' (vs.) kelimesini düşünün. Bir ad-VERS-ary, 'versus' olduğunuz kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.