component
Çeviri
bileşen, parça, unsur
Örnekler
The machine is made of many small components.
Makine birçok küçük bileşenden yapılmıştır.
Trust is a vital component of any relationship.
Güven, her ilişkinin hayati bir unsurudur.
Dilbilgisi Kalıpları
a component ((of sth.)) (bir şeyin) bir bileşeni The processor is a key component of a computer.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: parça, unsur, eleman; Zıt anlamlılar: bütün, tamamı
Etimoloji
Latince 'com-' (birlikte) + 'ponere' (koymak) kelimelerinden gelir. Bir bileşen, bir bütünü oluşturmak için diğer parçalarla 'bir araya getirilen' bir şeydir.
Hafıza İpuçları
Bir bilgisayarın veya müzik setinin 'bileşenlerini' düşünün. Bunlar, tüm sistemi oluşturmak için 'bir araya getirilen' ayrı parçalardır.