verb

compose

bestelemek, oluşturmak, yazmak, sakinleşmek

He composed a new symphony.

Yeni bir senfoni besteledi.

The group is composed of experts.

Grup uzmanlardan oluşmaktadır.

She tried to compose her thoughts.

Düşüncelerini toparlamaya çalıştı.

((bir şeyi)) bestelemek, yazmak He composed a new symphony.

((bir şeyden)) oluşmak The group is composed of experts.

((kendini)) sakinleştirmek She tried to compose her thoughts.

Eş anlamlılar: create, write, constitute, form, calm; Zıt anlamlılar: decompose, agitate

Latince 'componere' (bir araya getirmek) kelimesinden, 'com-' (birlikte) + 'ponere' (koymak).

Müzik notaları, bir gruptaki insanlar veya düşünceleriniz gibi parçaları bir bütün oluşturmak için 'bir araya getirdiğinizi' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.