composure
Çeviri
soğukkanlılık, sükunet, metanet
Örnekler
He kept his composure despite the chaos.
Kaosa rağmen soğukkanlılığını korudu.
She lost her composure for a moment.
Bir anlığına soğukkanlılığını kaybetti.
Dilbilgisi Kalıpları
soğukkanlılığını ((korumak)) sakin kalmak He kept his composure under pressure.
soğukkanlılığını ((kaybetmek)) üzülmek veya sinirlenmek She lost her composure and started to cry.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: calmness (sakinlik), serenity (huzur); Zıt anlamlılar: agitation (telaş), panic (panik)
Etimoloji
Latince 'componere' (bir araya getirmek, düzenlemek) kelimesinden. Kişinin 'kendini toparlamış' veya düzenli olma durumunu ifade eder.
Hafıza İpuçları
Sakin bir 'bestecinin' (composer) karmaşık bir eseri yönetirken 'soğukkanlılığını' (composure) koruduğunu hayal edin.