noun

adversity

zorluk, sıkıntı, aksilik

She overcame great adversity to achieve her goals.

Hedeflerine ulaşmak için büyük zorlukların üstesinden geldi.

They faced adversity with courage and determination.

Zorluklarla cesaret ve kararlılıkla yüzleştiler.

((uncountable)) zorluk veya talihsizlik durumu She faced great adversity in her life.

Eş anlamlılar: hardship, misfortune, difficulty; Zıt anlamlılar: prosperity, fortune

Latince 'adversus' (karşı dönmüş) kelimesinden gelir. 'ad-' (yönelik, karşı) ve 'vertere' (dönmek) kelimelerinin birleşimiyle size karşı dönmüş bir durumu ifade eder.

Sizin için 'adversity' (zorluk) yaratan bir 'adversary' (rakip) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.