compromise
Çeviri
uzlaşmak, taviz vermek, tehlikeye atmak
Örnekler
Neither side is willing to compromise.
İki taraf da uzlaşmaya yanaşmıyor.
He would not compromise his principles.
İlkelerinden taviz vermezdi.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir konuda)) uzlaşmak (bir konuda) uzlaşmak They compromised on the price.
((bir şeyi)) tehlikeye atmak (bir şeyi) tehlikeye atmak This could compromise the security of the system.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: agree, concede; Zıt anlamlılar: dispute, refuse
Etimoloji
Latince 'com-' (birlikte) + 'promittere' (söz vermek) kelimelerinden gelir. Karşılıklı söz verme.
Hafıza İpuçları
'com-' (birlikte) + 'promise' (söz) olarak düşünün. İki tarafın ortada buluşmak için birlikte söz vermesi.