concession
Çeviri
taviz, ödün, imtiyaz, indirim
Örnekler
The company made a concession to the workers.
Şirket işçilere bir taviz verdi.
She runs a food concession at the stadium.
Stadyumda bir yiyecek imtiyazı işletiyor.
Student concessions are available for tickets.
Biletler için öğrenci indirimleri mevcuttur.
Dilbilgisi Kalıpları
((birine)) ((birine)) taviz vermek Hükümet protestoculara bir taviz verdi.
((bir konuda)) ((bir konuda)) taviz Güvenlik standartları konusunda herhangi bir taviz vermeyi reddettiler.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'concedere' (yol vermek, teslim olmak) kelimesinden gelir, 'con-' (birlikte) ve 'cedere' (gitmek, pes etmek) köklerinden oluşur.
Hafıza İpuçları
'con-' (birlikte) ve 'cede' (vazgeçmek) olarak düşünün. Bir konuda biriyle 'birlikte vazgeçersiniz', yani taviz verirsiniz.