adjective

concluding

son, kapanış

The concluding chapter summarises the main points.

Son bölüm ana noktaları özetliyor.

He made some concluding remarks before finishing.

Bitirmeden önce birkaç kapanış konuşması yaptı.

((+ isim)) son, kapanış The concluding chapter summarises the main points.

Eş anlamlılar: son, kapanış, nihai; Zıt anlamlılar: açılış, başlangıç, ilk

'to conclude' fiilinin sıfat-fiil (present participle) hali. Bir şeyi sonuçlandırma veya bitirme eyleminde olan bir şeyi tanımlar.

'Concluding chapter' (son bölüm), kitabı 'conclude' eden (sonuçlandıran) bölümdür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.