adjective

concrete

somut, belirgin, elle tutulur, beton

We need a concrete plan of action.

Somut bir eylem planına ihtiyacımız var.

The pavement is made of concrete.

Kaldırım betondan yapılmış.

I need some concrete evidence.

Somut kanıtlara ihtiyacım var.

((somut bir)) ((isim)) belirli, gerçek veya somut bir (isim) We need a concrete plan of action.

Eş anlamlılar: specific, tangible, real; Zıt anlamlılar: abstract, vague, theoretical

Latince 'birlikte büyümüş' anlamına gelen 'concretus' kelimesinden, con- 'birlikte' + crescere 'büyümek'.

İnşaat malzemesi olan betonu düşünün – soyut değil, katı ve gerçektir. 'Somut bir plan' (concrete plan) da sağlam bir plandır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.