verb

advise

tavsiye etmek, öğüt vermek, danışmanlık yapmak, bildirmek

I advise you to be careful.

Dikkatli olmanızı tavsiye ederim.

They advised us of the delay.

Gecikmeyi bize bildirdiler.

My solicitor advised against signing it.

Avukatım imzalamamamı tavsiye etti.

((sb.)) ((to-inf)) birine bir şey yapmasını tavsiye etmek I advise you to be careful.

((sb.)) ((against -ing)) birine bir şey yapmamasını tavsiye etmek He advised me against going alone.

((sb.)) ((of sth.)) birine bir şeyi bildirmek They advised us of the changes.

Eş anlamlılar: recommend, suggest, counsel; Zıt anlamlılar: dissuade, discourage

Eski Fransızca 'aviser' (fikir sahibi olmak) kelimesinden gelir, 'ad-' (yönelme) + 'visere' (bakmak), yani 'bir şeye belirli bir bakış açısıyla bakmak'.

Unutmayın, 's' harfiyle yazılan 'advise' fiildir (eylem), 'c' harfiyle yazılan 'advice' ise isimdir (nesne). 's' harfini 'söylemek' ile ilişkilendirin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.