adjective

conditional

koşullu, şartlı

The offer is conditional on a successful interview.

Teklif, başarılı bir mülakata bağlıdır.

He gave his conditional approval to the plan.

Plana şartlı onayını verdi.

((conditional)) ((on sth.)) (bir şeye) bağlı olmak The offer is conditional on a successful interview.

Eş anlamlılar: provisional, dependent; Zıt anlamlılar: unconditional

Latince 'condicio' (anlaşma, koşul) kelimesinden gelir. '-al' eki onu sıfat yapar.

'Eğer... ise' koşullarını düşünün. Bir koşul karşılanırsa, bir şey olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.