noun

conditioning

kondisyon, alıştırma, şartlandırma

The athlete does conditioning exercises every morning.

Sporcu her sabah kondisyon egzersizleri yapıyor.

This is a deep conditioning treatment for dry hair.

Bu, kuru saçlar için derinlemesine bir bakım kürüdür.

Classical conditioning was studied by Pavlov.

Klasik koşullanma Pavlov tarafından incelenmiştir.

((conditioning)) antrenman veya iyileştirme süreci The athlete's conditioning is excellent.

Eş anlamlılar: training, preparation, acclimatisation

'to condition' fiili + '-ing' (isim-fiil/isim eki). Koşullandırma sürecini ifade eder.

Vücut, zihin veya saç gibi bir şeyi daha iyi bir 'duruma' getirme *süreci* olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.