noun

conductor

orkestra şefi, kondüktör, iletken

The conductor raised his baton.

Orkestra şefi bagetini kaldırdı.

The bus conductor checked our tickets.

Otobüs kondüktörü biletlerimizi kontrol etti.

Copper is a good conductor of electricity.

Bakır iyi bir elektrik iletkenidir.

bir ((orkestra/koro)) şefi Orkestra şefi ünlüdür.

bir otobüs/tren kondüktörü Tren kondüktörü bir sonraki durağı anons etti.

bir ((ısı/elektrik)) iletkeni Metal iyi bir ısı iletkenidir.

Eş anlamlılar: director, maestro; Zıt anlamlılar: insulator

Latince 'con-' (birlikte) + 'ducere' (yönetmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte yöneten kişi'.

Bir orkestrayı 'yöneten' (idare eden), bir otobüsteki yolcuları 'yönlendiren' veya elektriği 'ileten' bir malzemeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.