verb

confer

görüşmek, danışmak, vermek, bahşetmek

The lawyers will confer with the judge.

Avukatlar hakimle görüşecek.

The university conferred an honorary degree on him.

Üniversite ona fahrî bir unvan verdi.

((with sb.)) (biriyle) görüşmek The lawyers will confer with the judge.

((sth.)) ((on/upon sb.)) (birine bir şey) vermek The university conferred a degree on him.

Eş anlamlılar: (görüşmek) consult, deliberate; (vermek) grant, award

Latince 'conferre' (bir araya getirmek) kelimesinden gelir, 'con-' (birlikte) + 'ferre' (getirmek, taşımak).

Bir 'conference' (konferans), insanların 'confer' (görüştüğü) bir yerdir. Ayrıca, bir madalyayı birine taşıyormuş gibi 'vermek' anlamını da düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.