noun

confessional

günah çıkarma hücresi

The priest was waiting in the confessional.

Papaz günah çıkarma hücresinde bekliyordu.

She writes very confessional poetry.

Çok itiraf niteliğinde şiirler yazıyor.

The interview was a confessional of his past mistakes.

Röportaj, geçmişteki hatalarının bir itirafıydı.

(isim olarak) bir kilisedeki küçük bir kabin. The priest was in the confessional.

(sıfat olarak) özel düşünceleri ortaya çıkaran bir şeyi tanımlar. She writes confessional poetry.

İsim: günah çıkarma hücresi; Sıfat: otobiyografik, açıklayıcı

'Confession' ve 'ile ilgili' anlamına gelen '-al' ekinden türemiştir.

'-al' eki, kelimeyi 'itirafla ilgili' yapar. Bu, itiraf *için* yer (isim) veya itiraf *tarzı* (sıfat) olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.