noun

confinement

hapsetme, kapatılma, sınırlama

He was sentenced to three years of confinement.

Üç yıl hapis cezasına çarptırıldı.

She hated the confinement of the small town.

Küçük kasabanın kapalılığından nefret ediyordu.

confinement ((to sth.)) bir yerde kalmaya zorlanma durumu His confinement to a wheelchair was difficult.

Eş anlamlılar: hapis, esaret, kısıtlama; Zıt anlamlılar: özgürlük, hürriyet

'Confine' fiilinden, Latince 'con-' (birlikte) + 'finis' (sınır). '-ment' eki isim yapar.

Bu, 'confine' fiilinin isim halidir. Kapatılmış olma durumu olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.