noun

confluence

birleşme yeri, kavşak, bir araya gelme

The town is at the confluence of two rivers.

Kasaba iki nehrin birleştiği yerde.

It was a confluence of unfortunate events.

Bu, talihsiz olayların bir araya gelmesiydi.

the confluence ((of sth.)) (bir şeyin) birleşme yeri Kasaba iki nehrin birleştiği yerde.

Synonyms: junction, convergence, meeting; Antonyms: divergence, separation

Latince 'con-' (birlikte) + 'fluere' (akmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte akmak'.

İki nehrin bir birleşme yerinde 'con-' (birlikte) 'flu-' (akarak) birleştiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.