verb

confront

yüzleşmek, karşı koymak, karşılaşmak

You must confront your fears.

Korkularınla yüzleşmelisin.

She confronted him about the missing money.

Kayıp para hakkında onunla yüzleşti.

((bir şeyle)) yüzleşmek (bir şeyle) yüzleşmek Korkularınla yüzleşmelisin.

((biriyle)) ((bir şey hakkında)) yüzleşmek (biriyle) (bir şey hakkında) yüzleşmek Kayıp para hakkında onunla yüzleşti.

Eş anlamlılar: face, challenge, tackle; Zıt anlamlılar: avoid, evade, dodge

Latince 'con-' (birlikte) + 'frons' (alın) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'alın alına', birine veya bir şeye doğrudan karşı durmayı ifade eder.

Bir sorunla başa çıkmak için onun 'önüne' (front) geldiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.